Gülseda Yoga
Hatha and Yin Yoga Instructor,
Thai Massage Therapist
Transformal Breathing Coach
29/07/2026
(Önceki postun devamı)
Bu adamlara ve kimi insanlara fazla geliyor, ne yapacaklarını bilemiyorlar diye ve tabii ben de hani çok tanıdık değilim bu duygulara diye bir sürü duygumu törpülediğimi fark ediyorum.
Fazla gelmesin diye öfkemi, kırgınlığımı, hayal kırıklığımı, korkumu içime içime söndürdüm hep. Hatta mutluluğumu da. Çünkü çok mutluluğu da kaldıramıyor çoğu kişi. Hatta insanın kendisi de. Ne yapacağımı bilemiyorum mesela ben o kadar mutlulukla. Ve siz de fark edin bak, zihniniz nasıl da hemen biraz negatifçikler serpiştiriyor ortaya, “dengelensin” diye, alışık olduğunuz “duygu durum”da misler gibi takılın diye.
Neyse, ben dümdüz romatiğim arkadaşlar. Buradan ilan ediyorum. Kabul ediyorum. Bi şarkı gelsin bana arkadan sarılsım sımsıkı ve beni dans ettirsin, havaya havaya kaldırsın, durduk yere romantik romantik dertleneyim, sırıta sırıta, kuşa ağaca çiçeğe aşık ola ola sokaklarda yürüyeyim bayılıyorum ben.
Duygularını yaşaya yaşaya gününde akan gülseda’ya çok aşığım.
Şimdi de güzel bir yürüyüş ardından oturdum kafeinsiz kahvemi içerken kalbimin kocamanlığının keyfini çıkarıyorum. Sanki binlerce minicik parmak tüm bedenime dokunuyor pıt pıt pıt pıt pıt pıt…. Aldığım nefeslerin nereye gittiğini biliyorum mesela. Oohhhhhhhhhhhh
Öfkeliyim de. Öfkeleniyorum da. Sık sık korkuyorum da. Sık sık şüpheye de düşüyorum. Sık sık değerimi sorguluyorum. Görülmek istiyorum. Duyulmak istiyorum. Anlaşılmak istiyorum. Ve bunların hepsinin gelip geçtiğini ben biliyorum.
Ben ifade edersem, hissedersem geldikleri gibi gidiyorlar da. Hele bir de birine ifade edersem ve tutulursam, kapsanırsam….mömmmhhh creme de la creme be! 🫦
Bugün yine çok aşığım her şeye. And I’ll enjoy it while it lasts.
Aşağıdaki şarkıları bırakıyorum size de.
Gör beni.
Bul beni.
Sessiz şarkılarda çal beni.
(Kimseye anlatmadım - bülent ortaçgil)
Bir geliyorsun her derde deva
Her hâlin huzur, her bir hâlin sanki rüya
Bir gülüyorsun derman feryadıma
Her hâlin huzur, her bir hâlin sanki rüya
(Sanki rüya - birsen tezer)
Öptüm
29/07/2026
Hissetmiyormuşum gibi yapmayı bırakmaya niyet edeli oluyor bir süre.
Hissetmeye cesaretle niyet edeli de oluyor yine bir süre.
“Ne diyo bu ya?” Diye düşünüyor olabilirsiniz. Anlıyorum. Sadece hissetmeye çok alıştığım birkaç duyguya indirgendiğini ben de bilmiyordum duygularımın. Her duyguya izin veremediğimin, yabancı gelenden bu kadar korktuğumu ben de bilmiyordum.
Geçen hafta, çok da tanımadığım birinin yanında, bir ormanda çok fena kaydım. Düşüp bir yerlerimi kıracağımdan emindim. Kontrollü düşeyim derken elimde taşıdığım ayakkabılarımı da fırlatmışım elimden jungle’ın içine içine.
Ayakkabılarıma ben veda etmişken birden ayakkabı kurtarma operasyonuna giriştiğini fark ettim.
Düşmenin korkusu, üstümüzü başımızı berbat etmiş olmanın suçluluğu, beceriksizlik hissi, bir de üstüne ya benim yüzümden o kişiye bi şey olursa suçluluğu. Korku. Çok korku.
Neyse, ben düşeyazdım, ölmedim, totomu kırmadım, kimsenin günü mahvolmadı, üstelik ayakkabılarım da bana geri döndü.
Normalde gülseda içindeki dev korkuyu, suçluluğu, anksiyeteyi alır, “tamam süper hadi ilerleyelim daha yürüyecek yolumuz var” der, devam ederdi -hiçbir şey olmamış, uf olmuş geçmiş, acımamış ki gibi.
“Nasılsın” sorusundan önce kendiliğimden “nasılım şu an?” Diye sormuştum kendime ve wow, ben baya korkmuşum. Uuuvvv sımsıcak da bi suçluluk duygusu var. Hmmm göğsümün ortası yanıyor. Aaaaaa bacaklarım titriyor. Wow nası çıkacağım ben yukarı kadar? Aha bayılacak mıyım lan ben acaba? diye yanıtlarımı kendime vermiştim zaten.
Sonra nasılsın sorusu geldi. Çok süper olmadığım bilgisini verdim önce, sonra da tek tek yukarıdakileri verdim. Hepsini. Açık açık.
Açık olmanın güzelliği, özgürlüğü, iyileştirilmeye çalışılmadan sadece eşlik edilmek, görülmek, onaylanmak ve zaman verilmek amma güzel şey ya.
Ve tüm o korku, suçluluk ve kaygının yanında kocaman bir mutluluk, neşe belirdi. A-a çocuk gibi neşelendim 😳
OHA BEN HİSSEDEBİLİYORUM, üstelik hala daha da hissetmeye devam ediyorum, mış gibi yapmadım, oha bacaklarım çok titriyor ha, AFERİN KIZ BANA! diye neşelendim 😌
Biraz sürdü tüm bunlar, sonra geçti. Her şey gibi.
Devamı sonraki postta.
27/07/2026
Daha olmadan biliyorum maalesef.
Hep böyle oldu. Hep. İçime doğdu.
Hmmm doğma konusu kafamı karıştırdı. Doğumlar iyi değil midir normalde? Bi bebeğin doğuşu, günün doğuşu mesela, amma mucizedir değil mi? Yani içime doğma halinin iyi olması gerekiyor sanki?
Offff bu da hayrımaydı yani öyle mi? 🤦♀️
İçime ölüyor belki de, öyle mi demek lazım? Pat diye düşüyor. Ölmese de sakat kalıyor. Yoğun bakım istiyor falan.
Bakabiliyorsan bir yere gidiyor belki. Bakamıyorsan düz çizgi.
Eee napıcaz şimdi bununla?
Doğduğu gibi de batıyor demek ki meret. Yin Yang konusu. Döngüsellik. Biri olmadan diğeri var olamıyor ve ikisi de birbirine dönüşüyor. Dönüşmek zorunda. Kanun gibi.
Her batış, her ölüş acıtıyor tabii. Koydum bi niyet, dönemiyorum da. Otur. Hisset. Kal.
Neler doğdu içime de neler çıktı karşıma şu güne kadar. Çıkmadığı, doğmadığı da olmadı. Lanet mi, şans mı tartışırız. Aynı anda ikisidir belki de.
Yok yok, içime ölmesin bence. İçime doğması iyi. Doğsun ki çıksın, döngüsünü tamamlasın gibi. İçime ölürse n’apıcam ölüyle? Doğumun hayrını göreyim en azından. Doğumlar iyidir. Öyle gelmese bile o an, elbet iyidir.
Hayır efendim, kendini gerçekleştirmiyor kehanetler. Bunlar onlar değil.
Gör bakalım. Tekrar. Bu defa ne yapacaksın?
Daha önce deneyimlemediğin birini, sadece olmak istediğin için olabilir misin? Olamazsın. Olana kadar iyice pişmen, soğuman, demlenmen ve her adımı da fark etmen gerekir.
Şimdi pişme zamanı belli ki. Pişelim. Rengimiz değişsin.
Sonra soğuruz. Sonra içimizi çekeriz iyice.
Ve oradan lezzetleniriz.
Hep böyle oldu. Yine böyle olacak.
You can do this, girl. Hang in there!
26/07/2026
Öfori hali geçmekteyken sanki bir elek oluyorum.
Yüzeyde ne kalıyor, neler kolayca süzülüyor?
Süzülenlere bakıp kullanmak mı yoksa elekte kalanlarla meşgul olmak mı?
Amaç ne aslında? Süzerken amaç ne? Süzülmüşü almak mı, süzülenler mi olmalı derdim?
Bir inzivadan, bir karşılaşmadan, bir masaldan, güçlü bir filmden, bir aşktan, bir danstan, bir seremoniden, bir kazadan sonra kalan o öforik, çoşkun hal. Parlayan gözlerim, kaynayan içim, yanan cesaretim.. kendimi bu coşkunlukla deneyimlerken an be an ve gün be gün bu halin benden sıyrılışına tanık olmam. Yas.
Devreye giren zihnim, koruma kalkanlarım, belki de aklı selimim. Bilmiyorum. Süzdüğüm mü, süzülen mi?
Ölümden, hastalıktan, kazadan döndüğünde de bu euphoria hali olur. “Bundan sonra şunu yapıcam, şöyle olcam”lar. “Hayat kısa abi, değerini bilcem”ler.
Ama konu şu, bu hal kalıcı değil işte. Hemen bugün zaten olmaya başlamalısın. Hemen bugün zaten o şeyi yapmalısın. Hazır bu hal sürüyorken. Azalarak bitmeden.
Because, the euphoria doesn’t last forever, it fades out. That’s for sure.
Azalıyor ve bitiyor işte. Süzülme dediğim bu galiba.
Eee, ne yapacağım peki? Hangisine bakacağım? İkisiyle de meşgul olmak mümkün mü? Mantık mı, duygu mu? Ne?
Öfori geçtikçe sıradanlığın acısı da geliyor bir de. Acıyı eziyete döndürmemek mümkün mü? Pain ve suffering’i dengelerken dansta kalmak mümkün olur mu?
Varlığımın tam ortasında ağır bir şekilde duran bu sıcak, hareketli, rahatsızlık veren, can sıkan kütleyle duruyorum.
Zihnimin senaryoları ve koruma kalkanlarımla gelenlere “bi dk ya bi durun” diyerek biraz daha öforiyle kalmak isteyen yanımı seveyim. Azaldığını göre göre, gittiğini göre göre direnmek mi olur bu peki, yoksa iyi olanı sürdürmek mi?
Hı? Hadi bakalım. Anyone?
25/07/2026
Çok teşekkür ederim.
Ezberlerimi bozduğun için, mümkün olanı gösterdiğin için, sımsıcak kucakladığın, kapsadığın, gözettiğin, kolladığın, gördüğün için, merak ettiğin için, duyduğun ve dinlediğin için.
Ve teşekkür ederim gülseda. Açıklığına, inancına, kendin olabilmene, değer verebilmene, söyleyebilmene, adım atabilmene, kendine sahip çıkabilmene, hissedebilmene, deneyebilmene, güvenebilmene… ah güzel kızım, aferin sana. Muhteşem birisin. Çok seviyorum!
Mamacita Bali, ah sen neler yaptın yapıyorsun ya.
Proses edilecek, yerleştirilecek o kadar çok şey var ki.
Teşekkür ederim. Şükür ve minnet doluyum.
22/07/2026
Ritmi tamamen sizin belirlediğiniz, formlarda eziyet çekerek değil, keyif ve farkında kalabildiğiniz, yapılandırılmış derin dinlenme ile sinir sisteminizde esneklik ve dayanıklılık geliştirebileceğiniz nörogelişimsel prensipler ve Travma Bilgili metot ile birlikte Yin Yoga yapmak ister misiniz?
Dersler pazartesi 21.00’da. 17 Ağustos’ta dersimiz olmayacak, diğer tüm pazartesi akşamlarında birlikteyiz.
Travma Bilgili Yin yoga’da instagram pozları vermeye odaklanmayız, kaslarımız dinlenirken eklemlerimiz, bağ dokumuz ve fasyamıza bakım veririrz. Kolajeni ve elastin’i artmış, daha yumuşamış ve hareket kapasitesi artmış bir bedenimiz olsun isteriz. Üstelik bu sırada sinir sistemimizi gözeten, güçlendiren ve dayanıklılığını geliştiren; yapabilirliğimizi artıran, benlik duygumuzu ve kendi bedenimizdeki güvende olma hissimizi de artıracak yöntemler de kullanıyoruz.
Kilo, yaş, beden formu gözetmeksizin herkes bu derslere katılabilir.
Sizinle temas etmek için heyecanlıyım.
Kendinize bu zamanı ayırmak isterseniz bana yazın.
Sevgimle
14/07/2026
Alas Harum’da maymun şeklinde oyulmuş mağrada poz verirken hemen sağ arkamdan gelen bir hışırtıyla garip bi yaratık bana an be an yaklaşmıyormuş gibi 😌
11 kişinin salıncak fotoğrafını beklerken.
Bu pozların çoğunda kendimi pek beğendim, o yüzden bu da burada 😅
Hanım ağa kına gecesinde gibi.
Ay bu salıncak çok iyiydi ve fakat fotoğrafçı berbattı.
13/07/2026
Bunlara dönüp dönüp bakmak istiyorum.
Çok güzel bir şelaleye gittik bugün. Keşke adını da hatırlasam 😅 benden influencer olmaz 🤦♀️
Roller coaster gibi bir gündü. Grupla olmak ve bireysellik ihtiyacım, açlık, çok yorgunluk gibi şeylerle çalkalandım durdum. Çalkalandım da duruldum diye değiştiriyorum şarkıyı hatta.
Şimdi yatıyorum. Öptüm 😙
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Contact the business
Website
Address
Fethiye
Opening Hours
| Monday | 07:00 - 21:00 |
| Tuesday | 07:00 - 21:00 |
| Wednesday | 07:00 - 21:00 |
| Thursday | 07:00 - 21:00 |
| Friday | 07:00 - 21:00 |
| Saturday | 11:00 - 14:00 |
| 19:00 - 22:00 | |
| Sunday | 11:00 - 13:00 |
